Bitti.
Bu cümle kadın/erkek tarafından ağızdan çıkmışsa bir kere namludan çıkan bir kurşunun 300 m/s gibi ölçülebilen ve yaralayıcı hızıyla geri dönüşü olmayan bir şekilde önce aklına saplanır insanın. Bazen düşünülmeden sinirle dökülür. Hoyratça. İçinde bulunulan durumdan an itibari ile en keskin ve çabuk kurtulma yoludur ağızdan dökülen iki hece. Ama bilinçaltı koymuştur bir kere aklına. O an ya da daha sonra. Nihai son söylenmiştir. Bir taraf istemişse diğerine itiraz etmek düşmez artık.Akla düşmüşse, dile dökülmüşse bitmeler artık son yazgısı yazılmıştır bir kere.
Kabullenilir.
Kabullenilir.
Sonlardır insanın aklında kalanlar her zaman. Başlangıçlar güzel, önemli hatta özeldir. Leziz bir sofrada yediğin acı yemeğin tadını unutmaman gibidir sonlar. Hevesle ve büyük bir iştahla oturduğun o sofradan bozulan ağız tadınla kalkışın aklında kalan olacaktır. Son cümleler gibi.
Bitişlerin son cümleleri neon ışıklarla kalır insanın aklında. Geri dönüşümü yapılması için kıymık makinasında öğütülecek kağıtlara yazılıp unutulacak cümleler değildir onlar. Aklına geldiğinde hep hissedilecek, hep canını yakacak olanlardır. Düşündüğünde ayrılan heceler yüreğine ok gibi ayrı ayrı saplanıp, her harf kanayan yaranı kanırtacaktır.
Ve bitti sözü ağızdan döküldüğü andan sonra konuşulacak her cümle anlamsızdır. Susulmalıdır. Bitmişe, tükenen sevgiye ve aşka saygı duruşudur susmalar. Kurulan cümleler ya da sunulacak iyi niyetler ise çaresiz bir hastanın ölümü beklerken oyalanmasından başka bir şey değildir. Duvar kağıdın olarak zihnine bir zamanlar hevesle baktığın ve içinde kaybolduğun o gözlerde gördüğün hiçliği koyup, arka fona şarkını yerleştirip gitmektir yapılacak.
Sonlara en yakışandır; susmalar. Bittikten sonra bile. Yaşanmışa, yaşamışa ve yaşayana saygı için…

bitirdin beni...
YanıtlaSil