Ben onu gördüğümde beyaz atından düşeli çok olmuştu. O halde ancak iki adım atıp o banka oturabilmişti. Çarpmanın ve ani gelişen kazanın etkisi ile şok geçiriyordu. Berbat görünüyordu. Üstü başı fena halde üzülmüşlük. Vücuduna hayal kırıklıkları batmış. Leş gibi de hüzün kokuyordu. Denizin tam kenarındaki, gizli yerim dediği Karşıyaka’dan karşı taraf manzaralı bankından kaldırdığımda paçalarından gözyaşları akıyordu. Hemen koluna girip yavaşça yürüterek eve getirdim. Önce üzerine saplanan hayal kırıklıklarını çıkarttım. Bazıları derisinin derinine kadar gitmişti cımbızla çıkarıverdim. Sonra yaşanmışlıkların verdiği derin çiziklerine zaman ve sabır bastım. Küçük sıyrıklarına ise azıcık zaman bastım. Sıyrıkları azıcık zamanla geçiverdi allahtan. Derin çiziklerden başka açık yaraları da vardı. Açık yaraları kapansın diye aktar gibi koyu kıvamlı macun gibi bir karışım hazırladım. Sabır, zaman, yeni hayaller kurabilme, isteme hepsinden koyup karıştırdım. Yaraların üzerine sürüverdim, kabullenme ile sıkıca sardım. Ben yaralarına bakarken o devamlı karnının ağrısından şikayet ediyor, olduğu yerde kıvranıyordu. Uzun zamandır midesinde uçuşan kelebekler onu iyiden iyiye kemirmeye başlayan çekirgelere dönüşmüş; dayanılmaz bir ağrı yapıyordu. Hemen çekirgelerin üzerine zaman gazından sıktım. Önce ters düşüp ölür gibi oldular. Sonra bi tekrar canlanır gibi oldular. Bu sefer daha kuvvetli zaman gazından sıktım. Bu sefer bayıldılar. Bundan sonra neyse ki biraz sakinleyebildi. Uzunca bir süre uyudu. Uyandığında epey iyi görünüyordu.
Bir süre sonra yine durumu kötüye gitmeye başladı. Dayanamamış. Kabuk bağlamış yaralarını kaşıyarak tekrar kanatmış. Söylendim biraz. Dayanamadım kaşıntısına dedi. Neyse dedim. Kopardığı yaralarına yine zaman ve sabır bastık. Derin olmayanlar geçivermişti, derin olanlar ise gittikçe iyiye gidiyorlardı. Bir iki ufak yeni çizikte oluşmuştu ama mühim değil onlarda 2-3 hafta zamanla geçecek yaralardı. Açık yaraları da epey toparlanmıştı. Yine zaman bastım ama bu sefer daha az. Çünkü fazla zaman basmakta sonradan vücudunda ödem yapabilirdi. Kopardığın yaraların izi kalacak dedim. Kalsın, yaşananları hatırlar bundan sonrakilerde bana daha az acı çekmem için yol gösterirler dedi. Haklısın dedim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
İki kelamda sen et!!